Nasıl Kitap Okunur?

Herkese merhabalar, bugün konumuz “Kitap okumak” her zaman tavsiye edilen, okuyanın çok bildiği iddia edilen nitekim ülkemizde hak ettiği ehemmiyeti bulamamış olan kitap okumak. Her zamanki gibi en basit sorumuzla başlayalım neden kitap okumak? Acaba gerçekten ne kadar önemli olduğunun farkında mıyız? Fazla uzatmadan sade bir dille açıklamaya başlamak istiyorum. Öncelikle tabi ki “kişisel veya kitlesel gelişim” için okumalıyız. Öğrenmek, gelişmek, bilmek, uygulayabilmek için okumamız gerekir. Kitap okumanın başlı başına gereksinimleri vardır; odaklanmamız gerekir, disiplin, plan ve istikrar ister. Bu ifadeleri yüksek müsaadenizle biraz daha açmak istiyorum. Kitap okurken esas niyetimiz anlamak ve öğrenmek ise muhakkak gerekli ehemmiyeti göstermemiz gerekir .Kitap okurken okuduğumuza odaklanıp anlamaya gayret etmemiz , üzerine düşünüp belki hayal kurmamız gerekir ki faydası olabilsin .İstikrarlı olmayı gerektirir ki öğrenme birbiriyle bağlantılı bir sürece yayılsın ve sürekli mevcut olsun , aksi takdirde okuma eyleminden uzak kalınabilir , odak kaybolabilir daha kötüsü bir alışkanlık haline gelmesi engellenebilir .Tabi ki bu istikrar da disiplinli bir karakter tarafından hayata geçirilmek ister , disiplin ise plan gerektirir ve plana uyabilme becerisi de disiplindir. Gördüğümüz gibi kitap okumak öylesine bir eylem değildir ve gerekli ciddiyeti verdiğimizde başka önemli kazanımları da beraberinde getirir ki daha herhangi bir kitap içeriğine konusuna hiç bulaşmadık bile. Madem bahsettik şöyle devam edelim; içeriği kişisel gelişim olan kitaplar.

Bu kitaplar, çok çok geniş bir yelpazeye yayılmakla beraber tamamen zırvalık ve saf bilgi seviyeleri arasında gidip gelen bir terazide kendilerine yer bulabilmektedirler. Etki teorisi olarak “ideal karakter” e giden yolda biz, gelişmemizi sağlayacak her kitabı göz önünde bulundurup elemeye tabi tuttuktan sonra okumaya anlamaya özen gösteriyoruz. Bu kitaplar süslü kapaklı,

İlgi çekici başlıklı olabilir veya çarpıcı bir tutum takınabilir ancak saçma olup olmadığına karar vermeden önce bir şansı hak ederler zira öğrenmeye çalışıyorsanız her yerden muhakkak ki bir şeyler öğrenebilirsiniz. Her kitap türünden bahsetme gereği duymuyorum sadece kişisel gelişim adı altında bulunan kitaplara sadece “secret, power” tarzı kitaplar gibi olur diye yaklaşmamanız adına kendimi ifade etmeye çalışıyorum. Kitap okumayı sadece alman subaylarının yapabileceği bir kavrammış gibi lanse etsem de esasen kitap okumak eğlenceli bir aktivitedir aynı zamanda (şahsi görüşüm). Aktif zihin dinlendirilmesini sağlayabilir, güzel vakit geçirmemizi sağlar zor bir günün ödülü olabilir bir nevi terapi kapsamında değerlendirilebilir.

Konuşmamızın daha güzel olmasını sağlar kendimizi daha iyi ifade etmemizi sağlar gibi doğru ve klişe ibarelerinden şiddetle kaçınacağım çünkü ansiklopedi yazmıyoruz kendimizce önemli bulduğumuz kısımları gayet öznel bir şekilde yorumluyoruz.

Faydaları ve nedenleriyle ilgili başka kaynaklarda daha detaylı ve bilimsel araştırmalar bulabileceğinizi umuyorum. Ancak kitap okumanın üzerimizdeki etkilerine bir örnek vermek gerekirse Elon Musk bizim için çok güzel bir seçenek olurdu. Kendisi çok okuyan bir General (şirketlerini ve mühendislerini yönetim tarzından dolayı Elon hakkında bir kitap yazmış olan Ashlee Vance tarafından kendisine yapılan bir benzetme) olarak küçükken okuduğu bir kitap olan “Otostopçunun Galaksi Rehberi” nden çok etkilenmiş muhtemelen (Etki teorisi olarak tahminimiz bu yönde) SpaceX’i bu sebeple kurmuştur. Nedenleri ve önemi kavradığımıza göre artık Nasıl okunacağından bahsedebiliriz lakin ondan evvel atlanmaması gereken bir diğer kritik konu kesinlikle nasıl okunmayacağıdır. Başlamak gerekirse, kitap raftan alınıp okunmaz önce yere atılır oradan alınıp okunur gibi muazzam bir şakamızın ardından ciddiyeti ele alıp açıklamaya devam edelim. Okuyacağımız kitabın rastgele seçilmiş olması bizi akciğer kanseri yapmaz ancak öğrenmek veya gelişmek istediğimiz yönde veya okumak istediğimiz tarzda roman, dünya klasiği seçerken önceden belirleyip araştırmış olmak tabi ki çok daha faydalı olacaktır. Belki seçeceğimiz rastgele yanlış bir kitap bizi okumaktan uzaklaştırabilecektir bu gibi riskleri ortadan kaldırmak adına bilinçli ve araştırmış olarak kitap seçmemiz şüphesiz ki olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bahsetmişken değinmek istediğim bir başka konu da şudur: Her kitabı sonuna kadar okuyup anlamamıza gerek yoktur veya çevremizde çok popüler olup övüldüğü için bir kitabı sizin de sevmeniz şartı bulunmamaktadır. Bazı kitaplara hazır olmayabiliriz, bizi sıkıyor olabilir, belki şu an dünyanın en sıkıcı gelen kitabı 2 yıl sonra sizin için hayat felsefenizin temelini oluşturan bir altyapıya dönüştürecektir. O yüzden kesin ve net yargılar yerine daha sürdürülebilir ve okumayı benimsemiş bir tavır bizim için uzun vadede pozitif sonuçlar doğuracaktır. Önemli olan niyettir. Kendimizi kandırmayalım. Bir diğer maddemiz: kitap hava atmak için okunmaz arkadaşlar. Eğer kitapları hava atabilmek için okuyorsanız ya kitap seçiminiz aşırı kötüdür ya da okuduklarınızı anlayamıyorsunuzdur. O yüzden kimseye yukarıdan bakmak adına okumayın kitapları. Kinimizi kustuktan sonra sıradaki maddemizden bahsedelim:” Her ay 1 kitap okuyacağım” gibi hedefler genelde günü gününe okunmaması ve aylık hedef için son zamanlara sıkıştırmaya çalışmak gibi durumlarla sonuçlanır. Bu sebeple kitap hedeflerini günlük olarak belirlemek daha verimli olacaktır. Aksi takdirde yok yere kendimizi sıkıştırıp gereksiz bir stres ortamı yaratabiliriz. Başlarken abartılı hedefler de bizi uzun vadeli bir okuyucu olma yolundan alıkoyar bu sebeple daha makul ve mantıklı hedeflerle yola çıkmak bizim yararımıza olacaktır. Son maddemiz de boş vakitte kitap okuma çılgınlığına bir saldırı niteliğinde peyda olur. Kitap okumak boş vakitlerde tercih edilebilir fakat kitabı yalnız boş kaldığınızda ararsanız yoğun vakitleriniz olduğunda “kitap okumayan bir insan” a dönüşürsünüz. O halde kitap için her gün belli bir vakti özel olarak ayırmalıyız ki kitap okumak bizim için sadece eğlence veya sıkıntı giderici bir unsur olmaktan ziyade bilgi ve gelişim aracı olabilsin. Bahsetmek istediğim bir diğer nokta da not almak. Okuma eylemi sırasında muhakkak belli başlı noktalar bizi bütünden daha çok cezbedecek aklımızda kalacaktır. Pekala, bu değerli bulduğumuz kısımları neden unutabilme ihtimalinin pençesine bırakalım ki ? Yazalım dursun tekrar baktığımızda önemli bulduğumuz kısımları görebilelim. Not almanın kalıcılık ve hatırlayabilmeye  faydasından bahsetmiyoruz o iş zaten sizde. Aynı anda 2 kitap mı okunur ? tarzı bir algı toplumda veya sizde ne düzeyde bulunmakta bilmiyoruz ancak okunmaz diyor iseniz hemen sizden de nefret edelim çünkü okunabilir. Linç yemeden açıklayayım : Farklı türlerde kitapları birlikte götürebiliriz. Bir kitap seçeriz güzel ve değerli olay öyküsüne sahip bir kitaptır rahat ve çok zorlanmadan okuruz , bir diğer kitap daha seçeriz ki bu bizi aynı satırları defalarca okumaya , anlamak için beynimizi

zorlamaya sevk eder. İşte bu iki kitabı günün farklı saatlerinde farklı amaçlara hizmet etmesi için kullanabiliriz. Ayrıca neden olmasın ? Başka bir tavsiyeye geçeyim : okuma hedeflerimizi yoğunluğumuza göre güne yayabiliriz. Bir oturuşta tüm hedefinizi okuyabiliyorsanız ne mutlu size ancak yapamıyorsanız da güne yayabilir daha küçük dilimler halinde pastanızı tüketebilirsiniz. Bir kitabınız vardır metroda çıkarıp okursunuz ,  fırsatınızda bir bankta oturup okursunuz , uyumadan önce okursunuz -ki uyku öncesi okumayı etki teorisi olarak aktif ve etkili bir şekilde uygulamaktayız- bir başka kitabınız vardır zihninizin yeterli verimde çalıştığı sıralarda okursunuz ve dolayısıyla okuma zamanlarınız bu verime göre değişiklik gösterir. Hesap ve tavsiyeler oldukça basit buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim bir başka yazımızda görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

-A

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir