Meditasyon ve Uykunun Önemi

Etki teorisinin kutsal kavramı olan “ideal karakter ”den bahsetmiştik. Yürümek istediğimiz bu yolda en aktif kullandığımız silahımız olan beyin, hala insanlık tarafından çözülememiş sırrını koruyan bir hadise olarak yer almaktadır. Gizemi çözülemeyen bu harika yapıyla ilgili açığa çıkan kısıtlı veriler, beynimizin rahatlama ve dinlenme gereksiniminden emin bir şekilde yol göstermektedir. Yorgunluk ve sıkılma, motivasyonumuz her ne kadar yüksek de olsa  verimi ciddi ölçüde düşürür. Etki teorisi için ise “verim” her şeydir. İki temel konuya değinmiş olduk beyin ve verim. Artık başlığımıza gelebiliriz;

Günlük hayatımızda kısa vadeli veya uzun vadeli hedefler, amaçlar, dertler vs. her zaman zihnimizi meşgul eder. En mutlu veya rahat anımızda bile zihnimizde arka planda da olsa bazı şeyleri düşünüp dert ediniriz. Bu parametreler beyin ve irade gibi ihtiyacımız olan fonksiyonları sekteye uğratır. İstediğimiz oranda faydalanmamızı engeller ki biz bunu istemediğimizden kesin bir dille bahsetmiştik.

İşte bu noktada güçlü, köklü ve etkili bir kartımızı hatırlarız: Meditasyon. Aklınıza hemen, Cem Yılmaz şakaları veya Türk toplumunun meditasyonla dalga  geçişi gelmesin lütfen zira meditasyon bu şakalara malzeme olmayı hak etmeyecek kadar büyük ve etkili bir kart. Meditasyonla ilgili en doğru ve harika muazzör bilgileri paylaşmayacağım, bu yazıda meditasyonun önemi ve kendi yorumlarımızdan bahsedeceğim. Meditasyonun ne olduğunu açıklama girişimiyle devam edeyim; Meditasyon beyine günlük hayatın düşünce ve duygu fırtınasından kurtulma imkanı tanır. Başka bir tanıma göre de meditasyon zihne ihtiyacını verme anıdır. Zihnin berraklaşmasıdır, durulanmaktadır bilgilerle, düşüncelerle kirlenen bir ortamın düşünmemek ve anı fark etmekle durulanıp yıkanmasıdır, düşüncelerin geldiğini ve aynı zamanda gittiğini görmek bu doğal sürece tanık olmaktır. Bu ifadeler bizim milyonlarca “meditasyon” tanımından seçtiğimiz, beğendiğimiz, bilhassa kendi oluşturduğumuz tanımlardır. Kelime anlamı bazında ise  karşımıza “ derin düşünme “ veya “ölçüp tartmak “ çıkar. Ne olduğuna dair mesaimizden sonra artık neden kısmına geçebiliriz  hemen geçelim. Meditasyon yapan insanlar 30 milyon $ gibi bir miktarla ödüllendirilir akabinde cennet meditasyonları vaat edilir. Son cümlemle aynı saçmalık düzeyinde birçok ibareyle karşılaştığım için kendi tarzımda bir eleştiri getirmek istedim,  bir arama motoruna meditasyon yazınca çıkan başlıklardan örnek vermek gerekirse; “ şehrin yorgunluğundan kurtul !”, “ 5 adımda meditasyon “ ,   “ bakın  şu ünlü nasıl meditasyon yapıyor “ , “ tüm dertlerinizden kurtulun hem de günde sadece 33.23 dakikada “ vs. olaya bakış tamamen endüstriyel ve insanlara meditasyon bir çeşit hile veya doping olarak aksettiriliyor. Biz de etki teorisi olarak “O kadar basit değil işte“ diyoruz. Tüm bunların yanında meditasyon elbette çok güzel şeyler sağlar örneğin; kalp atış hızı düşürülebiliyor, solunum sayısı azaltılabiliyor ancak meditasyon esasen farklı amaçlar güdülerek ortaya çıkar ve devam ettirilir.

Meditasyon içinde bulunduğumuz ana getirir bizi ki şimdiki zaman kontrol edebildiğimiz yaşayabildiğimiz tek zaman dilimidir. Kaygı ve pişmanlıkları bırakıp sadece içinde bulunduğumuz anı hissedebilmemiz için bir bilet uzatır bize alıp almamak yine bizim elimizde. Beynimizin içindeki fikirlerin akışını gözlemleyebilmemizi sağlar  ve böylece onları kontrol edebilme yetimizi güçlendirir. Önceki cümlemde bahsi geçen eylem üst düzey bir konsantrasyon gerektirir öyleyse kazanımlar hanemizin altına “ konsantrasyon “u da ekleyebiliriz. Bize reaktif hayat tarzından proaktif hayat tarzına geçiş imkanı verir . Sakin , dingin , dengeli ve huzurlu bir zihin yapılanması söz konusudur . Saydıklarımın daha fazlasını yada  daha azını  kendiniz uyguladıkça göreceksinizdir şayet denerseniz . Çünkü bahsettiklerim bizim deneyimlerimizin sonucu ifade edebildiklerimizle kısıtlı kalmaktadır .

Uygulamaya geldiğimizde ise, internette kolaylıkla bulabileceğimiz   56 maddelik hayali  ve gayet işe yaramaz yönergeler bulunmaktadır takip etmeye çalışıp saçma bulabilirsiniz veya yine kendi tecrübelerimizden yaptığımız çıkarımları  göz önünde bulundurup sorgulayıp kendi yolunuzu çizip bu tarafa adım atabilirsiniz. Meditasyonla ilgili diğer kaynaklarda bulunup benim taciz ateşime maruz kalmayan tek nokta nefes teknikleridir. Gerçekten vardır ve işe yararlar. Ben meditasyon yaparken öncelikle rahat bir pozisyon alırım , mümkünse uyumayacağım ancak uyumamak için de rahatsız olmayacağım . Ortamın ışık almaması benim için elzemdir dikkati kolay dağılabilen biri olarak karanlık ortam meditasyon konusunda benim için en zaruri husustur . Tüm koşullar sağlandığında ise derin nefesler alarak başlarım . Daha sonra nefesimi normal akışına bırakırım . Sonra ,vücudumu hissetmeye çalışırım bunun için de önce ayak parmaklarımdan kafatasıma kadar yavaşça çıkan ve tüm vücudumu gezen bir varsayımsal bir dalga başlatırım . Yavaş yavaş bu dalganın gezdiği her kesit alanını hissetmeye çalışırım . Süsleyerek anlattığım tüm bu ifadelerin özeti olarak yavaşça vücudumu özel olarak hissetmeye çalışırım . Bunları yaparken hayal gücünü fulleyip bilim kurgu sahnesine çevirmemekte fayda var . Daha sonra , aldığım nefesi hissetmeye çalışırım vücudumda yaptığı değişikliği görmek isterim en çok nerde hissettiğimi tayin ederim. Bütün bu prosedür yürürlükteyken tabi ki sadece bunlara odaklanırım , aynı zamanda elektrik faturamı veya alacağım yeni kulaklığı mümkünse düşünmem ; gayet tabii olarak ilk etaplarda tüm bunları yaparken zihnimize düşünce akışı olacaktır düşünmemeye çalıştıkça daha saçma ve absürt fikirlerin işgaline maruz kalacağız bütün bunların önlemek adına farklı bir anti virüs yazılımı devreye girer . Bu programda şunu yaparız : düşüncelerin gelip gittiğini kabul etmek ve zorlamamak . Düşünceler gelir , düşünceler gider . Bunun olmasına müsaade ederiz çünkü bu gayet doğaldır kendimize kızmanın veya  yapamıyorum gibi düşünüp üzülmenin bir anlamı yoktur. Meditasyon için ideal bir süre yoktur , gördüğümüz haberlerde geçen 30 dakika  meditasyon gibi ibarelerin geçerliliği bulunmamaktadır lütfen itibar etmeyelim . Yavaş yavaş başlar dener ve gözlemleriz daha sonra meditasyon süremizi uzatmayı deneriz . Meditasyon süremiz uzadıkça zihnimizin rahatlama ve durulaşma miktarı aynı katsayıyla artar .Bir diğer konu ise meditasyon sadece belli başlı kalıplarda şekil bulmaz . Kimi zaman doğada geçirdiğimiz beş dakika bize çok iyi gelir kimi zaman bulaşık yıkamak , yemek hazırlamak , bir el işiyle uğraşmak , bir dalı yontmak ve benzeri şeyler de ( sizin yüklediğiniz anlama da bağlı olmakla birlikte ) meditasyonla aynı amaca hizmet eder . Sadece lotus pozisyonunda oturup ommmm diye takılmak demek değildir meditasyon , farklı kültürlerde farklı formlarda bulunur .Kültürler ve inanışlar çeşitli yöntemler geliştirmiştir bakınız : semazenler ; her topluluk aynı şeyi benimsememiş olabilir ancak her toplumda zihnin duyduğu bu  ihtiyaç farklı şekillerde giderilmeye çalışılmıştır . Çok derine inmeden bundan da bahsetmiş olalım . Bir diğer naçizane tavsiye de saat ve yer olarak aynı konumu seçmek bunu bir alışkanlığa çevirme konusunda daha etkili ve yardımcı olmaktadır . Meditasyon günlük pratikle daha olumlu sonuçlara gebedir . Etki teorisi olarak biz ideal karaktere giden yolda meditasyonun büyük bir adım ve yardımcı olduğunun farkına vardığımızdan beri yapmaya gayret ediyoruz. Eğer siz de zihninizi aktif olarak kullanıyorsanız tavsiye ediyoruz. Amacımız meditasyonla ilgili en doğru ve kapsamlı araştırma sonuçlarını vermek değil kendi deneyimlerimizi ve bilgilerimizi yorumlayarak paylaşmaktı .Başka bir yazıda yine burada buluşmak üzere, aynı zamanda meditasyon ve uyku  üzerine konuştuğumuz podcast ‘imizi de burada bulabilirsiniz. Beğendiyseniz bizi takip edip tavsiye edebilir, geri dönüşte bulunabilirsiniz kendinize iyi bakın.

-A

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir